22 Şubat 2015 - 03:16
Alevî Esad gidecek, Emevî artıklarının kuracağı bir Sünnî devlet gelecek

Esad, ya da Esad’ın kontrolündeki Suriye rejimi, Ortadoğu’da mazlum Filistin halkının en büyük destekçisiydi. Hamas’a sahip çıkmış, HalidMeşal’ı Şam’da oturtmuştu…

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-

Haber şöyle:

“MİT, ABD bombardımanı, Peşmerge desteğinde savaşan PYD’nin silahlı güçleri karşısında Suriye’nin kuzeyindeki Kürt yerleşimi Kobani’den çekilmek zorunda kalan IŞİD militanlarının Türkiye’ye sızdığı uyarısında bulundu.

MİT, emniyet birimlerine “Bombalı ve canlı bomba eylemlerinde uzman militanların, Suriye’ye askeri müdahale eden koalisyon güçlerinin daha önceden keşif ve istihbaratı yapılan Ankara ve İstanbul’daki büyükelçilik ve konsolosluk hedeflerine silahlı, bombalı eylem hazırlığında oldukları değerlendirilmekte” uyarısında bulundu.”

Şaka gibi…

Sen kalk binlerce militanı Suriye’ye postala…

Ellerine silah ver, karınlarını doyur, yedir, içir, besle ve komşu bir devletin üstüne sal…

Yaralanıp gelenleri özel hastanelerde tedavi ettir. Masraflarını sen öde…

Onlar başarılı olup senin baş düşmanınEsed’i indiremeyince de neredeyse Batılı emperyalistlere “Esad’ı bombalayın” diye yalvar…

Ve daha sonra oralara saldığın sapık katiller, şimdilerde dönsün senin başına belâ olsun…

İyi mi?!

***

Suriye ile veya Esad ile ne derdiniz vardı?

Hatta “kanka” olmuştunuz, ailece görüşüyordunuz…

 “Esad kardeşimle oturduk konuştuk. Vizeleri kaldırdık. Serbest ticaret noktasında adımlarımızı attık. Sınır noktasında gayret nutuklarımızı da atmak noktasında adımlarımızı da atacağız. Komşularımızla sıfır sorun politikası noktasında, adımlarımızı atma noktasında… “

Mealen atılan nutuklar noktasında nokta kalmadı be…

Ne oldu da “Esad kardeşim” aniden “düşmanım Esed”e evrildi?

Arap Baharı dedikleri ayaklanmalar başarılı olunca; bunların ampulü de aniden yanıverdi…

Mısır’da Müslüman Kardeşler iktidarı alacaklardı… Hatta almak üzereydiler.

Suriye’de de Alevî Esad gidecek, bunların büyük yardım ve destekleriyle Emevî artıklarının kuracağı bir Sünnî devlet de, Tayyip Erdoğan’ın peyki olacak, bölge liderliğini pekiştirecekti…

Milyarlarca doları Suudi hanedanı ile Katar akıtacaktı ama yeni Suriye Devleti Tayyip Bey’in peyki olacaktı?

Ha?

Alan da gaçan mı?

***

Esad, ya da Esad’ın kontrolündeki Suriye rejimi, Siyonist İsrail’in baş düşmanıydı…

Olsundu…

Esad, ya da Esad’ın kontrolündeki Suriye rejimi, Ortadoğu’da mazlum Filistin halkının en büyük destekçisiydi. Hamas’a sahip çıkmış, HalidMeşal’ı Şam’da oturtmuştu…

Olsundu…

Olsundu, çünkü…

Esad, Ortadoğu’daki en önemli güç olan “Direniş Ekseni”nin bir parçasıydı…

Ortadoğu denilen cendere coğrafyasında, ne Sunnî Suudi hanedanı, ne de Sünnî Türkiye, lider devlet konumunda değildi…

Sünnî Filistin halkına en büyük siyasi ve askerî desteği veren, Lübnan’da vurucu güç olarak hazır kıta bekleyen Hizbullah’ın da hamisi olan ve Suriye’ye kayıtsız şartsız sahip çıkan İran, liderliği alıp gitmişti bile…

Siyonist rejimin ve dünyayı esaret altında tutan Siyonist mali gücün bütün gayretlerine rağmen, ortada bir İran gerçeği vardı…

Asrın ve dünyanın lideri ve onun gelmiş geçmiş en çapsız dışişleri bakanı, işte bu miti yıkma noktasında ve yerine bizim MİT’i ikame etme noktasında adımlarını atmışlardı…

Olmadı…

Olmadı, çünkü…

Bölgede nokta atışı yapan başka güçler de vardı. Bizim asrın çakma lideriyle en çapsız dışişleri bakanı, Rusya’yı hesaba katma noktasında çuvallamışlardı…

Ayrıca… Bize göre en önemlisi ise…

Esad ve Maliki’nin üstüne saldıkları ruh hastası sapık katillerin vahşet görüntüleri yayıldıkça, dünya kamuoyunun nefreti de o denli artıyordu…

O nefretin karşısında ne Obama, ne Kerry, ne de BM durabilirdi…

***

Ya bizimkiler?

Musul düştükten sonra bile, her gün yüzlerce günahsız ve silahsız insanı kurşuna dizen, kafalarını kesen vahşileri savunmaya devam ediyorlardı…

Mealen…

“Nuri El Maliki’ye duyulan öfkenin tezahürüdür…”

Maliki’nin ülkesinde her gün bombalar patlıyor ve yüzlerce sivil insan ölüyordu ama Maliki güçlerinin uyguladığı vahşet diye tek kare yoktu ortalıkta…

Nasıl oluyorduysa!

***

Sözün özü…

Suriye politikasında da, Irak politikasında da çuvalladık…

Sınırlarımız da politikamız gibi delik deşik oldu…

Geldiğimiz nokta; bu fakirin ve bazı başka analistlerin de iki üç yıl önceden öngördüğü noktadır…

“Yardım ve yataklık ettiğiniz bu teröristler, bir gün bumerang olup bizim ülkemize saldıracaklar…”

MİT de uyanmış… Resmen uyarı noktasında adım atma gayretindedir.

Sır küpü, TIR küpü falan noktasında başarısızlığa uğramış müsteşardan yıldız yaratma noktasında da üstümüze yoktur yani…

Sersefil olmuş dışişleri bakanını başbakan yapmadık mı?!

***

Esad’a “yedi saat boyunca demokratik reformlar yap” diye akıl verme noktasından, 65 yıllık demokratik ülke Türkiye’yi ortaçağa döndürme noktasındaki gayretlerimizi de tarih yazacaktır mutlaka…

Adımlarımızı atma noktasından TIRT olma noktasına gayretle yürümekteyiz…

Mübarek olsun!..

Cahit Kılıç

Ekler